Eurodaki geri çekilme kalıcı olur mu?

Ekonomist Ali Ağaoğlu ve gazeteci Hakan Güldağ, haftalık değerlendirmelerinde hem dünya hem de İstanbul Borsası’ndaki gelişmeleri değerlendirdi. Dünya’da yer alan habere göre, düzeltmenin ihtiyaç olduğu vurgulanırken, son yaşanan hareketlerin bir trend değişikliğine işaret etmediği belirtilip, hisse bazında hareketlere ve euro/dolar paritesine de dikkat çekiyor.

Güldağ: Ne oldu Borsa İstanbul’a? Nazar mı değdi? Tabii sert düşüş sadece bizim borsa değil dünya borsaları da benzer bir durum yaşıyor aslına bakarsan….

Ağaoğlu: Genelde düşüşü takip ediyoruz zaten. ‘Neden bu kadar çıktı’ sorusuna baktığımızda ise ‘dünyadaki parasal genişlemeden dolayı çıktı’ diyoruz. Fakat bu çıkışın içinde bana Tesla’yı hiçbir Allah’ın kulu açıklayamaz. Bakın grafiğe, Tesla bir tarafta diğer firmalar bir tarafta yer alıyor. Tesla bu değer farkını ne zaman, ne ara kazanacak ki… Ve bu kadar tecrübeli, köklü üretici firmanın elleri armut mu toplayacak?

Güldağ: Peki, nedir sence şu anda borsaya hakim olan dinamik? Aşının dağıtımında yaşanan sorunlar ekonomilerin açılmasını geciktirecek endişesi temel gerekçe gibi gösterildi.

Ağaoğlu: Onun biraz ötesinde bir gelişme var. Piyasalara baktığımızda ‘birileri alıyorsa ben de alayım’ durumu hakim görünüyor. Bu hafta çarşamba günü yaşanan sert düşüş dahil bizden de kaynaklanan bir hareket değil. Pozitifliği biz dışarıdan geç aldık. Biraz da abartarak kullandık. Evde kalmanın getirdiği bir etki de var. Salgın nedeniyle evde kalmaktan dolayı bireysel yatırımcı sayısı arttı. Can sıkıntısından kurtulma isteği ile herkesin aldıkça kazandığı bir ortam bir araya gelince, 2 milyonun üzerine çıktı hisse senedi yatırımcısı. Bireysel yatırımcıların oluşturduğu gruplar da süreci hızlandırdı.

Güldağ: Bazı hisselerde çok hızlı ve garip hareketler var. Son dönemde sosyal medyanın da bunda bir payı olduğu görülüyor.

Ağaoğlu: Dünyada da var bu Türkiye’de de var. Twitter’da Facebook’ta ya da Whatsapp gibi mecralarda organize olarak bazı hisseleri çok kolay manipüle edebiliyorlar. ABD’de de var. Mesela şimdi birkaç gündür konuşulan Gamespot diye bir şirketin hisse senedi… Birisi açığa satmış ‘bu şirketin değeri bu kadar etmez’ diyerek. Ortalık birbirine girdi. Yüzde 145 gibi inanılmaz bir oranlarda hareketler oluyor. Bunun mantıkla izahı yok. Bu kadar büyük değer artışlarını böyle bir dönemde açıklamak zor.

Güldağ: Bir trend değişikliğinden çok bir düzeltme ya da kar realizasyonu hareketi mi sence?

Ağaoğlu: Piyasalarda temelde bir düzeltme ihtiyacı var. Bunun sebebinin de politika yapıcılarından gelmesi beklenir. Ayrıca bu ve benzeri ufak tefek sebepler biraz da abartılarak kâr realizasyonu tetikleniyor. Onunla beraber de üç sorun ortaya çıkıyor. İlki, açık pozisyon taşıyanların kâr veya zararlarını hızlandırıyor. İkincisi, ‘stop-loss’ denilen ‘zarar-kes’ noktaları devreye giriyor. Üçüncüsü de, elde ettikleri kâra razı olup satanlar…

Güldağ: İhtiyaç vardı bir nevi…

Ağaoğlu: Evet genel olarak, bu düzeltme ihtiyacı vardı ve olması gereken bir şeydi. Sadece bizde değil dünya çapında bir durum. Bu çerçevede, arkasında bir sebep aramak doğru değil. Benim Gamespot diye koyduğum sebep aslında düzeltme için iyi bir mazeret, o kadar. Onunla bağlantılı Robin Hood meselesi de öyle…

Güldağ: Bu düzeltme ihtiyacı daha ne kadar devam edecek?

Ağaoğlu: Borsa İstanbul çarşamba günü itibariyle 50 günlük hareketli ortalamasına geldi. Şu anda 50 günlük ortalaması, TL bazında da 1575’te. Burada tutar mı? Genelde bu ilk denemede kırılmaz aşağı ama ikinci denemede kırılma ihtimali artar.

Güldağ: Nereye gider?

Ağaoğlu: Hem çoklu işlem seviyesi hem de teknik analiz seviyesi diye baktığımda şu anda görünen, BIST 100 için söyleyeyim, 1460’lara kadar düşerse beni çok da şaşırtmayacak.

Güldağ: Bu arada Gamespot’u söyledin, Robin Hood da kim ola?

Ağaoğlu: Bugün adı Gamespot yarın Tesla sonra başka bir isim söz konusu olabilir. Robin Hood’un hikayesi şu; ‘piyasaları daha demokratikleştireceğim’ diyen bir grup organize yatırımcının kurmuş olduğu bir aracı kurum diye düşünün. Çok düşük fiyatlara hatta bedavaya yapıyor. Aracılık hizmeti veriyor. Robin Hood içinde işlem yapanlar bir araya geliyor. Fiyat veya hisse ile ilgili önce dedikodu ile başlayan sonra beraber hareket ederek bakıyorlar ki, başarılı oluyorlar, devam ediyorlar.

Güldağ: Bu dijital çağda bakalım daha neler göreceğiz…

Ağaoğlu: Mesela şu sırada BlackBerry ile ilgili bir hikaye var. Batık bir şirket teknik olarak. Fakat onun üzerinden bir hikaye yazılmaya çalışılıyor. Manipülasyon imkanlarının arttığı ve bu platformların buna cevaz verdiği bir durum var.

Güldağ: Benzer bir durum aslında Bitcoin’de ve diğer kripto paralarda da yok mu?

Ağaoğlu: Var. Orası da internet üzerinden birbirleriyle iletişim halindeki gerek ‘balinalar’ tabir edilen tepedekiler, gerekse küçükler bir arada rüzgar estirebiliyorlar. Mesele bu rüzgar bir defa arkasından güçlü bir rüzgar gelmezse çok kısa vadeli meltem gibi oluyor, sürdürülebilir olmuyor. Hiçbir finansal enstrüman yukarı veya aşağı gitmez, mutlaka bir düzeltmesi olacaktır. Herhalde yılın başında olmak kaydıyla çok iyi başlayan bir yılın yavaş yavaş düzeltmesi geldi. Bazıları ‘ben bir yıllık bütçemi yaptım’ dediyse kâr realizasyonu dediğimiz şey tam anlamıyla odur.

Güldağ: Eyvallah. Biraz da işin arkasındaki bakışı, felsefeyi sordum. Zaman zaman etkili yerlerdeki isimlerin dünya görüşleri, ideolojileri de etkili olabiliyor piyasaların şekillenmesinde. Özellikle belirsizlik dönemlerinde, faz değişikliklerinin yaşandığı dönemlerde bunlar öne çıkabiliyor. Eski Fed Başkanı Alan Greenspan üzerinde etkili olan Ayn Rand’ın görüşleri gibi mesela…

Ağaoğlu: Çok önemli bu söylediğin hiç şüphesiz. Bir ara konuşalım, çok keyifli olur. Ama dediğin gibi bir trend değişikliği ile karşı karşıya değiliz. Bir kırılma, dökülme diyemeyiz buna.

Güldağ: Peki, bir teknik analizci olarak ne görüyorsun?

Ağaoğlu: Düzeltme olarak değerlendireceğim kadar net grafiklerin olduğu seviyeler bunlar. Fakat bazen seviyelerde bir noktaya geldiğinizde, o nokta geçildikten sonra majör bir trend değişikliği oluyor. Geç kalmış oluyor, göremeyebiliyorsunuz. Şu anda görüldüğü kadarıyla majör bir trend değişikliği yok. Bir şeyin sürekli yukarı çıkmayacağını bildiğim için, bir düzeltme gelecek diyordum. Büyük ihtimalle oldu. Borsanın pozitif tarafta olduğu bir dünyada yaşıyoruz diye düşünüyorum. Dolar bazında baktığında 5.1 dolardan, 2.14’ü görmüşüz, şu anda 1.98’deyiz. En düşük gördüğümüz yer 1.25 dolar seviyeleri ama borsa 3 defa 5.1 doları gördü. Türkiye’nin gerçekten değerli hisse dediği dönemler 5.1 dolar seviyeleri. Bugün baktığımız zaman yüzde 40’ındasınız zirvenin, yarın da en yükseğe göre 3’te 2’lik bir bölge daha var demektir. O yüzden baktığımda benim bu sene 2.75 dolar görülür dememin sebeplerinden birisi de halen daha bu trendin değişemediği. 2.45-2.50’leri zaten görüyorum diyorum. Yani 2’ye göre 2.50’ler yüzde 20-25’lik bir dolar bazında getiriden bahsediyoruz, az da bir şeyden bahsetmiyoruz. Bu yüzden halen daha ana trendde değişiklikler yok ama düzeltmeler olması gerekiyor.

Güldağ: Düzeltmeler sağlıklıdır…

Ağaoğlu: Evet, yeni katılımcıların borsaya girmesine, eskilerin karlarını realize edip kendini güvende hissedip sonra piyasaya tekrar girmelerine imkan tanır.

İhracatçılarımız dolar/euro paritesinde daha dikkatli olmalı

Güldağ: Döviz cephesi sakin gidiyor. Ancak Dolar/Euro paritesinde bir dönüş var. Paritede de bir düzeltme ihtiyacı mı oluştu? ABD’de Hazine’nin başına eski Fed Başkanı Janet Yellen’ın gelmesi sonrasında söylemleri mi etkiledi?

Ağaoğlu: Aslında Yellen’ın piyasaları rahatlatan, ‘ne gerekiyorsa yapacağız’ lafı var. Piyasalar, 1.9 trilyon dolarlık paketin verdiği coşkuyla yukarı gitmişti. Tersten okursan aynı nedenle de, dolar endeksi de aşağı, Euro yukarı çıkmıştı.

Güldağ: Evet, öyleydi buna uygun olarak da Euro lehine 1.25’e doğru çıkış vardı. Sonra birden aşağıya hareketlendi…

Ağaoğlu: Bir hareketlenme bekliyordum ama bu kadar hızlı beklemiyordum.

Güldağ: Neden bekliyordun?

Ağaoğlu: Çünkü ekonomik performansı ile Avrupa ekonomisi dolayısıyla Euro hak etmiyor. Ayrıca iki gelişme oldu. Bir tanesi Avrupa Merkez Bankası, ‘güçlü Euro’ya karşı araçlarımız var’ gibi bir açıklama yaptı. Ama ondan önce Yellen’ın ‘ne gerekiyorsa yapacağız’ açıklamasıyla bu paketin 1.9 trilyon dolardan daha az olacağı düşüncesi hasıl olmaya başladı. Hatta bu paketin geçemeyebileceği düşüncesi ortaya çıktı. Bunlar bir araya gelince piyasada ‘biz 1.25’e gidiyorduk ama şu anda bunu götürecek ateş yok ortada, odun da süremiyoruz ateşin altına, çekilelim’ dediler.

Güldağ: Kalıcı mı olur bu çekilme?

Ağaoğlu: Orada düzeltme geliyor diye düşünüyorum.

Güldağ: Düzeltme de bu sohbetimizin sihirli kelimesi oldu adeta…

Ağaoğlu: Ama ben basındaki arkadaşlarımla da bunu sıkça tartışırım. Piyasalar kötü gitti, bozuldu diyorlar, kırmızı olunca, düşüş olunca ‘piyasalar çöktü’ deniyor. Çökme illa kötü değil ki…

Güldağ: Tabii, kime göre neye göre? Ağaoğlu: Aynen, belki ben düşeceğini düşünerek açığa satmış olabilirim. İlla gidip spesifik bir hisseyi satmam gerekmiyor. Opsiyon üzerinden satarım, vadeli kontratlar üzerinden satarım, endekse satarım. Daha dengeli kazanırım ama en azından doğru tarafta olurum. O zaman da siz’ borsalar çöktü’ dediğiniz zaman ben burada zil takıp oynuyor olabilirim. Burada kültürün de biraz düzelmesi lazım, her şey illa yukarı çıkacak diye bir şey yok. Veya kur yukarı çıktığında karalar bağlamak, kur düştüğünde zil takıp oynamak çok anlamlı değil artık.

Güldağ: Aynı şey parite için de geçerli… Ağaoğlu: Bunu kayda geçirelim diye söyleyeceğim. Euro-dolar paritesi dünyanın en derin piyasasıdır. En büyük işlem hacminin olduğu alandır, ikincisi petroldür. Fakat bu piyasa da manipüle edilebiliyor. Nasıl ediliyor? Bunu da ABD borsalarındaki vadeli kontratlar üzerinden yapıyorlar. Bahse girerim ki, iki hafta sonraki Euro kontratlarına bakalım bundan iki hafta değil ama üç hafta önceki kontratların çok daha altındadır.

Güldağ: Düzeltmede seviye ne olur? Ağaoğlu: Euro’da bir düzeltme geliyor. 1.1950 seviyesi ilk seviye benim gördüğüm. Ondan sonra da 1.1760-1.1800 bölgesi var. Ben aslında 1.05’ten bakıyorum buraya. Euro bölgesine yönelen ihracatçılarımızın bu paritede biraz daha dikkatli olmalarında fayda var. Gelecek olan Euro’larını hedge etmelerinde yarar var.

Güldağ: Bir de dünya ekonomisindeki gelişme K harfi ile tarif ediliyor ya şimdi… K’nın güçsüzleşen bacağı Euro bölgesi tarafı oldu. PMI tarafında son 7 ayın en düşük seviyelerine geldi. Hala 54’te ama ABD PMI’yı 58’de. Euro bölgesi Hizmetler PMI’yı ise 45’e geriledi.

Ağaoğlu: Evet, işler son derece yatay gidiyor, o zaman Dolar-TL yatay giderken o günün kurunu belirlerken yatay bakıyorlar.

Yan kağıtlarda daha fazla hayal kırıklıkları olabilir

Güldağ: Yakın dönemde dikkatimi çeken bir eğilim var. Borsamız yukarı çıkarken, ağırlıklı hisseler ile mesela BIST-30 hisseleri ile değil de daha çok yan hisseler ile çıkıyor. Düşerken ise banka hisseleri, holding hisseleri ile düşüyor. Burada bir mesaj var mı?

Ağaoğlu: Son döneme dairse haklı olabilirsin. Yan hisseler dediğimiz, teknik olarak derinliği çok fazla olmayan veya görece olarak likiditesi az olan hisseler. Onlar küçük alımlarla büyük hisselerin referans seviyelerine getirilirdi. Özellikle bireysel yatırımcıların gelmesiyle bu kağıtlar daha hızlı hareket etti. Geçmişten farklı olarak endeksin tümünü yukarı taşıdılar. Fakat herkes biliyor ki bunların fiyat hareketleri gösterge oluşturamaz. Yeni gelen bireysel yatırımcılar biraz rüzgara kapıldılar. O grupları yukarı götürenler ise daha önce çıktılar. O kağıtların altı boş oluyor ve onlar çok daha sert düşüyorlar. Birçok hissede bunu yaşadık ve de göreceğiz. Türkiye yatırım ortamını kaybetti ve geri kazanması da zaman alacağı için o ana kağıt dediğimiz bölge, o esas gösterge gerçek seviyesinde kaldı. O yan kağıtlar dediğimiz tarafta hayal kırıklıkları daha fazla olacak diye düşünüyorum.

Kaynak: blogsistemi.com

Ekonomi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir